ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Girit ile ilgili Raporlar ve İnfo Grafikler Bildiriler
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:32

BELGE 9.png
BELGE 9.png (409.1 KiB) 574 kere görüntülendi
Fotoğraf 1: Misis Köprüsü, Ceyhan Nehri ve Karşıda Şarkiyye (Havraniye)
Vilayetinin Misis Nahiyesinde Şarkiyye isminde bir köy teşkil edilmiştir. Ancak, gerek mübadil gerekse Eski Giritli ailelere mensup kaynak kişilerle görüşmelerde, Adana, Mersin ve Hatay illerindeki diğer Giritli yerleşim yerleri kendilerince bilinmiş ve belirlenmiş olmasına karşın, hiç bir kaynak kişi Şarkiyye isminde bir köyden haberdar olduğunu belirtmemiştir. Dolayısıyla belgelerde var olan fakat toplumsal bellekte var olmayan ve artık unutulan bu II. Abdülhamid devri muhacir köyünün kurulduğu bölgenin saptanabilmesi için Misis'te bir alan araştırması gerekmiştir.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:36

Misis ya da günümüz resmî adıyla Yakapınar, Adana ile Ceyhan İlçesi arasında ve Ceyhan Nehri kıyısında kurulmuş küçük bir kasabadır. Romalıların bölgeye hâkim olmasından sonra Ceyhan Nehri üzerinde bir köprü inşa etmeleriyle Misis şehri oluşmaya başlamıştır. Misis Köprüsü Romalıların Anadolu'da yaptıkları ilk köprü olup 4. yüzyılda dokuz gözlü olarak inşa edilmişti. Tarihi hac ve kervan yolundaki Ceyhan Nehrinin üzerinden geçildiği tek yerin burası olması Misis'in önemini daha da arttırmıştı. Köprünün batı kıyısında küçük bir tepe üzerine kurulmuş olan Misis kasabasının Ortaçağ'da büyük bir şehir olduğu gerek dönemin kaynaklarından ve gerekse arkeolojik kalıntılardan açıkça görülmektedir.12 Ramazanoğlu Beyliği ve ardından Osmanlı döneminde Misis kasabası önemini ve canlılığını korumaya devam etmiştir.13 Fakat 17. yüzyıldan itibaren Osmanlıda yaşanan toplumsal sorunların Çukurova ve
Misis'te derinden hissedildiği süreçte, yöre halkının arazilerini, köy ve kasabalarını terk ettikleri görülür. Misis ve çevresi metruk halde, can güvenliğinin olmadığı, kışın konargöçer Türkmenlerin kışladığı, yaz döneminde ise boğucu sıcak, sivrisinek, sıtma gibi olumsuz şartlar hâkimdi. Misis kasabası da bu olumsuz şartlardan etkilenmiş, nüfusu büyük oranda azalmıştır. Kasabanın hemen dışında ise can güvenliği yoktu. Osmanlı Devleti, 19. yüzyılın ortalarından itibaren sistemli bir şekilde Çukurova bölgesine nüfus iskân ederek ovanın şenlendirilmesine bu yüzden özel bir gayret göstermiştir.14
Bu iskân politikasının başlıca hedefi başlangıçta bölgedeki konargöçer Türkmen ve Yörük taifesiyken sonralarda Osmanlı'nın çekildiği coğrafyalardan, Balkanlardan, Kırım ve Kafkasya'dan gelen muhacir kafileleri, bu konargöçerlerin yerini almıştır. Bölgenin tarıma elverişli ancak bakir arazisi ise bu iskân faaliyetini kolaylaştırıcı bir rol üstlenmişti. 1896 Kandiye Olayları sonrasında başlayan Girit göçlerinde Çukurova'nın önemli bir yer tutması da bu genel politikadan kaynaklanmaktadır.




12 Misis Köprüsü ve Misis şehri hakkında bkz. Işın Demirkent, “Misis,” DİA, XXX, Ankara 2005, s. 178-181; Mustafa Alican, "Ortaçağ Arap Kaynaklarına Göre Misis", I. Uluslararası Tarihte Adana ve Çukurova Sempozyumu'na sunulan bildiri. (17-19 Nisan 2015 Adana).
13 Osmanlı döneminde Adana hakkında bkz. Yusuf Halaçoğlu, "Adana", DİA Cilt I, s. 349-353; Yılmaz Kurt, Çukurova Tarihinin Kaynakları III 1572 Tarihli Adana Sancağı Mufassal Tahrir Defteri, TTK Yayınları, Ankara 2005; Kasım Ener, Tarih Boyunca Adana Ovasına Bir Bakış, İstanbul 1964.
14 Çukurova'da iskân faaliyetleri hakkında bkz. M. Fatih Sansar, Fırka-i Islahiye ve Osmaniye, Osmaniye Valiliği Kültür Müdürlüğü Yayınları, Osmaniye 2006.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:37

BELGE 10.png
BELGE 10.png (603.48 KiB) 573 kere görüntülendi
Fotoğraf 2: Kendisini “Misis'tekiSonGiritli”olarak tanımlayan Hamdi Arı ile “baba evi”nde mülakat, Şarkiyye (Havraniye)

Çukurova'ya (daha çok İzmir limanından ve Antalya limanına da uğrayarak) gönderilen Girit muhacirlerinin birçoğu gemilerle Mersin limanına getirilmiş, buradan ise belirlenen kalıcı iskân bölgelerine dağıtılmışlardı. Mersin-Adana arasında demiryolu bulunması, göçmenlerin Adana'ya gönderilmesini kolaylaştırmıştı. Adana merkezinde bugünkü Atatürk Parkı civarında bir süre bekletilen Girit muhacirleri Kozan, Dörtyol ve Misis'te belirlenen iskân yerlerine gönderilmişlerdi. Kaynak kişilerin verdiği bilgilere göre yaklaşık 30 hanelik bir muhacir grubu Misis'e getirilmiş, bir süre geçici olarak Misis kasaba merkezinde ikamet ettirilmişlerdi.15 Osmanlı iskân politikası gereği nehrin doğu kıyısında, kısmen bataklık olan geniş bir arazinin muhacirlere verilmesi kararlaştırılmıştı. Dolayısıyla Misis/Yakapınar'da bugün Havraniye adıyla mahalle olan yer, ilk olarak Girit muhacirlerinin iskânı ile kurulmuştu. Muhacir iskânı ile kurulan bu yeni köye, muhtemelen nehrin doğu yakasında kurulmasından dolayı, "Şarkiyye" adı verilse de bu ismin pek itibar görmediği ve sadece resmi belgelerde kaldığı anlaşılmaktadır. Yaygın olarak günümüze kadar gelen ismi "Havraniye" olup başlangıçta ayrı bir köy iken zamanla Misis'in bir mahallesi haline gelmiştir. Havraniye Köyüne yerleştirilen muhacirlere 80-100 dönüm arazi verilmiştir. Tarihi harabelere yakın olduğundan hane inşasında bu harabelerdeki taşlar kullanılmıştır. Edinilen bilgilere göre planlı ev inşası yapılmadığı, hatta kaynak kişilerin ifadesine göre haneleri kendilerinin inşa ettikleri belirtilmektedir. Fakat Çukurova'daki diğer muhacirlere göre, Misis'e yerleşenlere çok daha fazla arazi verilmesi dikkat çekicidir. Bu durum ilk bakışta buradaki göçmenler için avantajlı bir durum gibi görünmesine rağmen bölgenin barındırdığı güç koşullar hesaba katıldığında, yine de Giritlilerin birçoğunun sonraları Şarkiyye'yi terk etmesine mani olamamıştır.

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:44


Zorlu bir süreci içeren göç ve iskânla Şarkiyye/Havraniye'ye gelebilen Giritlilerden az sayıda aile,
günümüzde Misis'te yaşamaktadır. Peki, göçmenlerin Misis'i terk etmesine neler sebep olmuştu?

Arazi dağıtımının Osmanlı idaresince gerçekleştirilmiş olmasına ve Şarkiyye/Havraniye'ye iskân edilen Girit muhacirlerinin yerleştirildikleri alanın verimli ve sulak bir arazi olmasına karşın, bu yeni yerleşim yeri hemen nehir kıyısında bulunması dolayısıyla kısmen bataklık olup sıcak ve hastalıklar nedeniyle yaşamaya pek elverişli değildi. Çukurova'nın yaz mevsimindeki boğucu sıcaklığı ve nehrin başta sıtma olmak üzere çeşitli salgın hastalıkların belirmesinin ve yayılmasının kaynağı olması, muhacirleri burayı terk etmeye iten başlıca sebepti. Kaldı ki nehrin zaman zaman taşkınlara sahne olması burada yaşamı daha da güçleştiriyordu.
BELGE 11.png
BELGE 11.png (395.38 KiB) 571 kere görüntülendi

Fotoğraf 3: Şarkiyye’den Misis Köprüsü ve Misis Antik Kenti ve Ceyhan Nehri

Bunun yanı sıra göçmenlere dağıtılan arazi, ağırlıkla hayvancılıkla geçinen konargöçer Türkmenlerin dağıtım öncesinde kışlak alanıydı. Yaz mevsiminde hayvanlarıyla birlikte Toroslar'a çıkan, kışın ise Çukurova'ya inen Türkmenler kışlaklarının yeni gelen göçmenlere dağıtımından memnun kalmamışlardı. Bu durum, muhacirlerle Türkmenler arasında bazı tatsız olaylara sebep olmuştu.
[/size][/size][/i][/b]

15 1. Kaynak kişi Hamdi Arı, 1947 doğumlu, İlkokul mezunu, çiftçi. Görüşme yeri ve tarihi: Misis, 3 Eylül 2015.
2. Kaynak kişi: Osman Akkuzu, 1961 doğumlu, lise mezunu, muhtar. Görüşme yeri ve tarihi: Misis, 3 Eylül 2015.
3. Kaynak kişi Yaşar Arı, 1930 doğumlu, emekli. Görüşme yeri ve tarihi: Adana, Haziran 2015.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:48

BELGE 12.png
BELGE 12.png (383.57 KiB) 569 kere görüntülendi
Fotoğraf 4: Giritli Muhacirlerin inşa ettikleri bir ev, Şarkiyye


Giritlilerin Misis'i terk etmesinin sebeplerinden biri de bölgenin güvenliği meselesiydi. Çukurova'nın
19. yüzyılın ikinci yarısından 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dek şahit olduğu asayiş problemleri, Ermeni ayaklanmaları ve Fransız işgali de bu yörenin güvenlik problemine dair birer göstergedir. Misis Köprüsü ise bölge açısından hayli stratejikti, çünkü Ceyhan Nehrinin geçit verdiği bölgedeki tek köprü burasıydı. Bu durum, Giritlilerin köprünün ve bu geçidin güvenliğinin sağlanması amacıyla Şarkiyye'ye iskân edildiklerini düşündürmektedir. Kaldı ki Osmanlı'nın sorunlu bölgelere "kendinden" unsurları yerleştirdiğine dair birçok ibare de bulunmaktadır. Fakat Misis'in bu pozisyonu aynı zamanda muhacirlerin can ve mal güvenliğini riskli hale getirmişti. Şarkiyye, Ceyhan nehri üzerindeki Misis Köprüsü'nün hemen doğu yakasında, ovanın merkezinde, dış tehdide açık bir arazideydi ve köyün bu durumu, diğer Giritli köylerinden farklılık içermekteydi. Hebilli, Melemez, Şükraniye örneklerinde görüldüğü üzere, Eski Giritli köyleri ya bir tepe üzerinde ve gelebilecek bir baskına, tehlikeye karşı korunaklı yerlerde ya da Mersin İhsaniye, Tarsus Reşadiye, Kozan Şevkiye gibi bir büyük yerleşim biriminin hemen çeperindeydiler. Girit'ten büyük bir sürgünle göç yolculuğuna çıkmış bir topluluğun, güvenlik arayışı içersinde olması yadsınamaz bir gerçekti ve dolayısıyla köyün güvenlik zafiyeti, göçmenlerin burayı benimseyememelerine neden olmuştu.



Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:51

Tüm bu sebeplerden ötürü Şarkiyye'nin Giritli sakinlerinin çoğu, çevre yerleşkelerdeki akrabalık bağlarının bulunduğu Giritlilerin yanlarına ya da Adana il merkezine taşınmayı yeğlemişler, köyü terk etmişlerdi. Bu terk ediş aynı zamanda "Şarkiyye" adının da resmî belgelerde saklı kalmasına, belleklerde muhafaza edilememesine ve bir iskân tarihinin "Misis'te de Giritliler yaşıyordu" cümlesine indirgenmesine yol açmıştı. Günümüzde sadece bir kaç Giritli ailenin kaldığı Misis, şimdi çoğunlukla Güneydoğu Anadolu'dan göçüp gelmiş yeni sakinlerini misafir ederken, Lokman Hekim'den bu yana göç hikâyeleri gibi türlü hikâyeleri de barındırmaya devam ediyor.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:51

Sonuç

Ekonomik, siyasî, etnik, dinsel ve mezhepsel birçok çatışmaya tanıklık eden 19. yüzyıl, şüphesiz çok kültürlü tüm coğrafyalar açısından son derece zorlu bir süreci barındırmaktadır. Osmanlı'nın da bulunduğu coğrafya ve bu coğrafyada yaşayan topluluklar da bu süreçten derinden etkilenmişlerdir. İşte bu coğrafyalardan biri de anadilleri aynı olan, üretim modelleri açısından birbirleriyle farkları olmayan ve gündelik yaşam uygulamalarında dinsel öğeler dışında birbirleriyle benzer olan çoğunlukla Ortodoks ve Müslüman topluluklarının yaşadığı Ege Denizindeki Girit adasıydı.
İki farklı dine mensup bu iki topluluk arasındaki çatışmalar, özellikle yüzyılın sonlarına yaklaştıkça gittikçe alevlenmiş ve -olaylara geniş siyasî çerçeveden bakılırsa- uluslararası müdahaleler yüzünden içinden çıkılamaz bir hâl almıştı. Yüzyılın sonundaki Kandiye Olayları adıyla anılan büyük Rum ayaklanması ve akabinde adanın özellikle kırsalındaki Müslüman nüfusu hedef alan şiddet olayları, yaklaşık 40 bin dolaylarındaki Müslüman'ın adayı terk etmesine sebep olmuştu. Girit'ten ani ve istemsiz şekilde gerçekleşen bu göç, Osmanlı'nın siyasal, ekonomik ve sosyal açıdan zorluklar yaşadığı bir döneme denk gelmiş, bu durum resmî makamların düzenli ve sağlıklı bir biçimde göçmenlerin sorunlarına çözüm bulmasını engellemişti. Ancak tüm bu olumsuz koşullara karşın devlet, Girit göçmenlerinin yeni yerleşim yerlerinin tespitine, oraya ulaşımına, daimi iskânına ve diğer tüm ihtiyaçlarına yönelik girişimlerde bulunmuştu.
Adana ilinin Ceyhan ilçesine bağlı, tarihte ve mitolojide daha çok Lokman Hekim ile anılan ve yörede ayranıyla ünlü Misis'te (ya da günümüz adıyla Yakapınar'da) inşa edilen bir muhacir yerleşkesine Şarkiyye adının verilmesinin Osmanlı belgelerinde tesadüfen rastlanılmasıyla başlayan bu çalışmada, Girit muhacirlerinin bu göç sürecinde Osmanlı topraklarında nereye, ne şekilde yerleştirilip, onlar için kaç adet yeni yerleşim biriminin nerelere oluşturulduğu irdelemiştir. Ancak asıl olarak, resmî belgelerde adı geçen ancak toplumsal bellekte izi silinen bir birime, Şarkiyye ismindeki bir köye odaklanılmıştır. Osmanlı belgelerinde var olan fakat toplumsal bellekte var olmayan ve artık unutulan bu II. Abdülhamid devri muhacir köyünün kurulduğu bölgenin saptanabilmesi için Misis'te bir alan araştırması gerekmiştir. Ancak tarih yazımının bir takım sakıncaları da işte burada ortaya çıkmıştır. Çünkü tarihi sırf arşiv malzemelerinden, resmî veya özel kayıtlardan,
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:53

hatırattan ya da sözlü aktarımlardan, açıkçası tek bir kaynağa dayanarak yazmanın büyük sakıncaları bulunuyor. Böylesine bir durum araştırmayı yapanın incelenen olaya bakış açısını daralttığı gibi varılan sonucun niteliğini de derinden etkiliyor. Girit muhacirleri örneğinde bir göçmen yerleşim birimini ele alan bu çalışma, Osmanlı kayıtlarıyla birlikte sözlü tarih verilerini de içermesi nedeniyle önem arz etmektedir.
Misis'e gönderilen Giritliler, kendilerine barınmaları için yer gösterilmesine, tarım ve hayvancılık yapabilmeleri için arazi dağıtılmasına karşın, Misis'te çok uzun süre kalmamışlardır. Yörenin iklimsel koşullarından ve salgın hastalıklarından muzdarip olan Şarkiyye'ye iskân edilen muhacirler, kendilerine devlet tarafından dağıtılan arazinin eski kullanıcıları konargöçer Türkmenlerle çekişmelerden rahatsız olmuşlar, köyün bulunduğu mevkiin güvenlik zafiyeti de bu olumsuzluklara eklenince, burayı terk etmeyi tercih etmişlerdi. Aslına bakılırsa, bir göçü izleyen bir zaman diliminde, bir başka iç göçün yaşanmasının örneklerine Anadolu'da çok sık rastlanılmaktadır. Sosyo-ekonomik ve kültürel sebeplerle ya da aile birleşmesi gibi çok daha basit nedenlerle gerçekleşebilen bu iç göçün Şarkiyye özelinde sebepleri, köyün bambaşka bir kisveye bürünmesiyle nihayetlenmiştir. Köydeki Giritlilerin gitmesi, yüzyılı aşkın bir zaman öncesinde kurulan Şarkiyye'nin adının dahi unutulmasıyla sonuçlanmıştır.

19. yüzyılın tam sonunda başlayan Girit'ten göçün ardından, 20. yüzyılın başında Anadolu'da -şimdiye dek tespit edildiği üzere- toplam 21 köy kurulmuştu ve bunlardan biri de Şarkiyye köyüydü. Fakat belki de Osmanlı resmî kayıtlarında bahsedilen ancak unutulan ya da kayıtlarda yer almayan ancak göçmenlerce
bilinen başka köyler de olabilir. Buralar ancak -bu çalışmada örneği sergilendiği üzere- arşiv çalışmalarıyla, alan araştırmalarıyla ve şüphesiz disiplinlerarası yaklaşımla tespit edilebilir.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:55

KAYNAKÇA

BOA. Y.PRK.MYD. 22-55, s. 1 (08 Cemaziyülâhır 1317/14 Ekim 1899) BOA. BEO. 1658/124325, 1-1 (22 Muharrem 1319/12 Mayıs 1901) BOA. DH.MKT. 2494/22 (18 Safer 1319/05 Haziran 1901)
ADIYEKE, Ayşe Nükhet, “1881 Yılında Girit Vilayetinde Yapılan Nüfus Sayımı ve Tartışmalı Sonuçları”, Fethinden Kaybına Girit, Ed. Ayşe Nükhet Adıyeke-Nuri Adıyeke, Babıali Kültür Yayıncılık, İstanbul 2006, s. 163-170.

ADIYEKE, Nuri, "Girit Seferine Konulan Nokta - Kandiye'nin Fethi ve Psikolojik Sonuçları", 13. Uluslararası Türk Tarih Kongresi Bildirileri Kitabı (4-8 Ekim 1999) Cilt III, Kısım I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2002, s. 153-161.

ALİCAN, Mustafa, Ortaçağ Arap Kaynaklarına Göre Misis, I. Uluslararası Tarihte Adana ve Çukurova Sempozyumu'na sunulan bildiri. (17-19 Nisan 2015 Adana).

ARI, Kemal, Büyük Mübadele - Türkiye’ye Zorunlu Göç (1923-1925), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2003.

BEYOĞLU, Süleyman, "Girit Göçmenleri (1821-1924)", Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, S. 2, İstanbul 2000, s. 123-138.

ÇINAR, Ali Osman, "Tarımsal Kalkınma Amaçlı Göçmen İskânı (1851-1904)", İstanbul Üniversitesi Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, İstanbul 2004, s. 19-52.

ÇELİK, Rüştü, Kandiye Olayları - Girit’in Osmanlı Devleti’nden Kopuşu, Kitap Yayınevi, İstanbul 2012.

DEMİRKENT, Işın, "Misis", DİA, XXX, Ankara 2005, s. 178-181. ENER, Kasım, Tarih Boyunca Adana Ovasına Bir Bakış, İstanbul 1964.
GEORGELIN, Herve, Smyrna'nın Sonu-İzmir'de Kozmopolitizmden Milliyetçiliğe, Bir Zamanlar Yayıncılık, İstanbul 2008.

HALAÇOĞLU, Yusuf, "Adana", DİA Cilt I, s. 349-353.

IŞIN, Mithat, Tarihte Girit ve Türkler (374 Sayılı Askerî Deniz Mecmuası Tarih İlâvesi), Askerî Deniz Matbaası, İstanbul 1945, s. 35-43.
KARPAT, Kemal H., Osmanlı Nüfusu (1830-1914) - Demografik ve Sosyal Özellikleri, Çev. Bahar Tırnakcı, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2003.

KURT, Yılmaz, Çukurova Tarihinin Kaynakları III 1572 Tarihli Adana Sancağı Mufassal Tahrir Defteri, TTK Yayınları, Ankara 2005.

SANSAR, M. Fatih, Fırka-i Islahiye ve Osmaniye, Osmaniye Valiliği Kültür Müdürlüğü Yay., Osmaniye 2006.

SEPETCİOĞLU, Tuncay Ercan, Girit'ten Anadolu'ya Gelen Göçmen Bir Topluluğun Etnotarihsel Analizi: Davutlar Örneği (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2011.

SEPETCİOĞLU, Tuncay Ercan, "Giritli Müslüman Diasporası ve Bir Etnik Kimlik Meselesi", Osmanlı İdaresinde Girit ve Girit Müslümanları" (Arapça ve Türkçe), Ed. Ali Ibrahim Bekraki, Wassim Ibrahim Bekraki, Ulinnoha Derneği Yayınları, Trablus Lübnan 2014, s. 69-92.

SVORONOS, Nikos, Çağdaş Helen Tarihine Bakış, Çev. Panayot Abacı, Belge Uluslararası Yayıncılık, İstanbul 1988.

TUKİN, Cemal, "Osmanlı İmparatorluğu'nda Girit İsyanları - 1821 Yılına Kadar Girit", Belleten, C. 9, S. 34, Ankara 1945,
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6569
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:56

BELGE 13.png
BELGE 13.png (874.95 KiB) 567 kere görüntülendi

Sadâret Mektûbî Kalemi Numara: 3329
Târîh-i Tebyîzi: 22 Muharrem sene [1]319 - 29 Nisan sene [1]317


DâhiliyeNezâret-iCelîlesi'ne

Adana Vilâyet dâhilinde Misis Nâhiyesi'nde iskân olunacak Girid muhâcirlerinin işgâl edecekleri mahallenin Şarkiyye nâmıyla tevsîmi husûsuna 18 Zilhicce sene [1]318 târîhli ve 7 numaralı tezkire-i devletleri üzerine bi'l-istîzân irâde-i seniyye-i cenâb-ı hilâfet-penâhî şeref-müte‘allik buyurulmuş olmakla îcâbının icrâsına himmet.

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir