ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Girit ile ilgili Raporlar ve İnfo Grafikler Bildiriler
Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 14:39

BELGE 1.png
BELGE 2.png
BELGE 3.png
BELGE 4.png
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 14:41

ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ:
ŞARKİYYE
Tuncay Ercan SEPETCİOĞLU
M. Fatih SANSAR




Türk tarihi açısından Girit aynı zamanda bir göç tarihidir. 19. yüzyıl boyunca meydana gelen birçok ayaklanma nedeniyle adanın Müslüman nüfusu giderek erimiş olsa da bunlar arasında Girit'in demografik yapısını derinden etkileyeni şüphesiz yüzyılın tam sonundaki "Kandiye Olayları"dır. Müslüman muhacirler bu olaylardan dolayı, güvenilir gördükleri eski Osmanlı topraklarına; Anadolu haricinde Rodos, İstanköy, Batı Trakya, Lübnan, Suriye, Libya, Tunus'a dek yayılmışlardır. Fakat bu büyük göç neticesinde Osmanlı topraklarına savrulan muhacirlerin ne kadarının planlı biçimde resmî makamlarca iskân edildiği, onlar için nerelere, nasıl, kaç adet köy inşa edildiği tam olarak henüz bilinmemektedir. Bu bilgilere ancak resmî ya da özel arşiv malzemeleri ve alan araştırmaları neticesinde ulaşılabiliyorken, iç göçler nedeniyle bazı köylerin terk edilmiş olması da tespitin önündeki büyük bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu çalışma, Osmanlı arşiv malzemelerinin ve sözlü aktarımların bahsetmiş olduğu, ancak iskân edilen Giritli muhacirlerin çoğunun terk etmesi sonucu sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan bambaşka bir kisveye bürünen ve hatta adı dahi unutulan bir köye; Ceyhan Nehrinin kenarında, günümüzde Adana ili Ceyhan ilçesine bağlı Misis'te (Yakapınar) inşa edilen Şarkiyye köyüne odaklanmaktadır. Makalede, Misis bölgesinin neden iskân birimi olarak seçildiği, buraya inşa edilen birimin nasıl adlandırıldığı, göçmenlerin burayı niçin terk ettiği ve onların tekrar iç göçle nerelere ne şekilde yerleştikleri, köyün günümüzdeki yapısıyla karşılaştırmalı olarak arşiv malzemeleri ve alan araştırması verileri yardımıyla aktarılmaktadır.


Anahtar Kelimeler: Girit, göç, muhacir, Çukurova, Şarkiyye
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 14:42

On behalf of Turkish history, the island of Crete also seems to be a history of migration. In spite of the fact that Muslim population in Crete had been decreasing due to the Greek uprisings during the 19th century, the "Kandiye Events" is the main one that resulted in the dramatic change in Cretan population in the last years in this century. Muslim emigrants had to migrate to the other Ottoman territories that seemed to be safer, to Anatolia, Rhodes, Kos, Western Thrace, Lebanon, Syria, Tunis, and so on. However, how many emigrant people were resettled in a plan; where, how and how many settlements were built by the governments is still unknown. Data about this issue can only be introduced thanks to the official and private archives, besides field works. However there is another obstacle before it since some villages were abandoned due to internal migrations.
This paper focuses on a called-village in Ottoman documents and oral history, Şarkiyye being founded by River Ceyhan in Adana city, Ceyhan district, Misis (Yakapınar) which varied in terms of socio-economic and cultural aspects, and also lost her name because of being abandoned by her Cretan emigrant inhabitants. With the help of archive documents and data of the field work, the paper comparing her in history to her today's structure, also talks about why Misis region was approved as a settlement area; how she was named; why the emigrants left her, and where and how they went after the internal migration.

Keywords: Crete, migration, emigrant, Çukurova, Şarkiyye







Yrd.Doç.Dr.; Adnan Menderes Üniversitesi Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi; tesepetcioglu@adu.edu.tr
Okutman; Çukurova Üniversitesi Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi Bölümü; fatihsansar@yahoo.com
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 14:48

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GİRİT: TARİH, TOPLUM, KÜLTÜR ULUSLARARASI SEMPOZYUM
16-18 EKİM 2015 - KUŞADASI



Giriş


Uluslararası bir etkinlikte sunulmak üzere hazırlanan, Adana'nın Kozan ilçesindeki Giritli muhacir köyü Şevkiye'ye dair Osmanlı Arşivindeki araştırma esnasında, daha önce adı ve mevkii hiç duyulmamış bir başka muhacir köyünün ismine resmî kayıtlarda tesadüfen rastlandı. "Adana Vilâyeti dâhilinde Misis Nâhiyesi'nde iskân olunacak Girid muhâcirlerinin işgâl edecekleri mahallenin Şarkiyyenâmıyla tevsimi husûsuna bi'l- istîzân irâde-i hazret-i hilâfet-penâhî şeref-sudûr buyurulduğu..." diye devam eden belgenin yarattığı ilk şaşkınlık, kısa sürede yerini bir sevince bıraktı. Çünkü ne bölgede bir asrı aşkın süredir yaşayan Giritliler ne de yöreyi iyi bilen araştırmacı, Şarkiyye adında bir köyden haberdardı. Bu, yeni bir bulgu muydu? Gerçekte böyle bir köy var mıydı? Varsa eğer, Şarkiyye neredeydi? Neden Giritli göçmen belleğinde yer almamış, neden önceki sözlü tarih çalışmalarında buradan hiç bahsedilmemişti? Şimdi ne durumdaydı? Belgelerde yer alan ancak unutulan bu köyün izi sürülmeliydi. Girit'ten Anadolu'ya dek uzanan zorlu bir göçün hikâyesinin bir bölümü belki de Şarkiyye'deydi.
İstemli ya da zorunlu; kitlesel ya da bireysel; uzun süreli, kalıcı ya da geçici; siyasi, ekonomik ya da doğal afet kaynaklı; iç ya da dış gibi göçe dair her ne çeşit tanımlama ve/veya sınıflandırma yapılsa da her nüfus hareketi gelinen, geçilen ve yerleşilen coğrafyalarda şüphesiz izler bırakır. Bu izler toplumsal bellekte, resmi tutanaklarda, yerel ya da ulusal dergi ve gazete gibi yayınlarda ve de kişisel hatırat tarzı dönemi yansıtan kimi eserlerde muhakkak yerlerini alır. Göç olayının bilimsel yöntemlerle incelenmesi, irdelenmesi ve yorumlanması ise olayın günümüze yakınlığı, belleklerde canlılığı ve ne derecede sağlıklı kayda alınıp alınmadığıyla ilişkilidir. Dolayısıyla daha erken dönemlerde, sıcak çatışma ortamlarında, siyasi belirsizlikte ve toplumsal karmaşada gerçekleşen bir nüfus hareketine dair değerlendirme yapmak hayli güçlükler içerir.
Bu makale, 19. yüzyılın tam sonunda Girit'te çıkan bir ayaklanma sonrasında ani ve istemsiz şekilde, Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasal, ekonomik ve sosyal açıdan zorluklar yaşadığı bir dönemde gerçekleşen bir göç ve iskân sürecini ele almaktadır. Resmi kayıtların izlerinden giderek, alan araştırması ve sözlü tarih çalışması ile göçmenlerin nereye, ne şekilde yerleştirilip, onlar için kaç adet yeni yerleşim biriminin nerelere oluşturulduğu irdelenmiştir. Ancak özelde, kayıtlarda adı geçen fakat toplumsal bellekte izi silinen bir birimi ele almakta, Osmanlı arşiv malzemelerinin ve sözlü aktarımların bahsetmiş olduğu ancak iskân edilen Giritli muhacirlerin çoğunun terk etmesi sonucu sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan bambaşka bir kisveye bürünen ve hatta adı dahi unutulan bir köye; Ceyhan Nehrinin kenarında, günümüzde Adana ili Ceyhan ilçesine bağlı Misis'te (Yakapınar) inşa edilen Şarkiyye köyüne odaklanmaktadır. Bildiride, Misis bölgesinin neden iskân birimi olarak seçildiği, buraya inşa edilen birimin nasıl adlandırıldığı, göçmenlerin burayı niçin terk ettiği ve onların tekrar iç göçle nerelere ne şekilde yerleştikleri, köyün günümüzdeki yapısıyla karşılaştırmalı olarak arşiv malzemeleri ve alan araştırması verileri yardımıyla, tarih ve tarihsel antropolojinin metodolojik yaklaşımlarıyla aktarılmıştır.

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 14:51

Girit'ten Göç

17. yüzyılın ikinci yarında gerçekleşen zorlu bir kuşatmanın ardından 1669 yılında Kandiye'nin düşmesiyle başlayan Girit'teki Türk egemenliği, Balkan Savaşları sonunda imzalanan Londra Anlaşması ile adanın Yunanistan'a bağlanmasıyla son bulmuştur.1 Yaklaşık iki buçuk asır Osmanlı yönetiminde kalan Girit'in özellikle 19. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren çeşitli sosyal çalkantılara ve etnik çatışmalara şahit olması, asayiş ve düzenin bozulmasına, can güvenliği endişesiyle ada halkının göç yollarına düşmesine ve demografik yapının bu olaylardan ciddi biçimde etkilenmesine yol açmıştır. 1821-1829, 1858, 1866-1869,1896-1898 yıllarında ardı ardına gelen Rum ayaklanmaları sebebiyle adadaki nüfus dengesi Ortodokslar lehine değişim göstermiştir. Girit adasının 1872 yılında 210 bin olan toplam nüfusunun 90 binini, 1894'te 250 bin toplam nüfusun 74 binini, 1900 yılında ise yaklaşık 302 bin toplam nüfusun 33 bin 496'sını Müslüman nüfus oluştururken, bu rakam 1911 yılında gelindiğinde sadece 27 bin 852 kayıtlı Müslüman sayısına dek düşmüştür.2

Bu dramatik düşüşün en önemli sebebi kuşkusuz göçlerdir. Resmi ve özel kayıtlarda yer alan ve günümüzde dahi toplumsal belleğin bir parçası olan kitlesel son iki göçten ilki, 19. yüzyılın tam sonunda başlayan ve "Kandiye Olayları" olarak da anılan Rum ayaklanması neticesinde gerçekleşmiştir. Adanın Müslüman nüfusunun en az 40 bininin göçü ile sonuçlanan bu dalga,3 Girit Müslümanlarının İmparatorluğun güvenli görünen diğer bölgelerine dağılmasıyla sonuçlanmıştır. Cumhuriyet dönemine tarihlenen diğer kitlesel nüfus hareketi ise Mübadele Anlaşması ile gerçekleşmiştir. Lozan Görüşmeleri esnasında Türk ve Yunan delegasyonlarının üzerine anlaştıkları Zorunlu Nüfus Mübadelesi Protokolüne göre adada kayıtlı Müslüman cemaati üyesi kalmamış, Fransız ve İtalyan vatandaşlığına daha önce geçmiş kimseler haricindeki 22 bin 812 kişi, 1923 yılında Girit'i terk etmiştir.4






1 Cemal Tukin, "Osmanlı İmparatorluğu'nda Girit İsyanları - 1821 Yılına Kadar Girit", Belleten, C. 9, S. 34, Ankara 1945, s. 193 (136-206); Mithat Işın, Tarihte Girit ve Türkler (374 Sayılı Askerî Deniz Mecmuası Tarih İlâvesi), Askerî Deniz Matbaası, İstanbul 1945, s. 35-43; Nikos Svoronos, Çağdaş Helen Tarihine Bakış, Çev. Panayot Abacı, Belge Uluslararası Yayıncılık, İstanbul 1988, s. 85; Nuri Adıyeke, "Girit Seferine Konulan Nokta - Kandiye'nin Fethi ve Psikolojik Sonuçları", 13. Uluslararası Türk Tarih Kongresi Bildirileri Kitabı (4-8 Ekim 1999) Cilt III, Kısım I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2002, s. 153-161.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 14:56

"Eski" Giritliler

Bir anlaşma çerçevesinde, barış koşullarında ve nispeten daha düzenli hayata geçirilen Mübadele Anlaşması gereğince Anadolu'ya gelen mübadillere kıyasla daha güç koşullarda göç yollarına düşen 19. yüzyıl sonu muhacirlerini mübadillerden (kültürel, etnik ya da benzeri bir ayrım notasından
hareketlenmeksizin, sırf kronolojik bir yaklaşımla) ayırmak maksadıyla, halk arasında onlara "Eski Giritliler" denmektedir. Bu durumda "Yeni Giritliler", Cumhuriyet sonrası Türkiye'ye gelen mübadillerdir. "Eski Giritliler"e ayrıca, Osmanlı dönemi göçmenleri olduklarını vurgularcasına "Sultanî" de denilmektedir.5

Kandiye Olayları neticesinde Girit'i terk etmek zorunda kalan 40 bin kadar Müslüman Giritlinin 30 bin kadarı iki yıl gibi çok kısa bir zaman diliminde hayli güç koşullarda, başta İzmir limanı olmak üzere Anadolu'ya varmıştır. Batı Anadolu'da kalmalarına müsaade edilmeyen bu muhacirlerin çoğu farklı Osmanlı vilayetlere yollanmış, dolayısıyla da başta Anadolu olmak üzere Lübnan, Suriye, Libya, Mısır, Ürdün, Tunus, Filistin ve Yunanistan'a bağlı Rodos ve İstanköy (Kos) adalarındaki günümüz Giritli Müslüman diasporası bu göç ile ortaya çıkmıştır.6
Bulabildikleri vasıtayla adayı terk etmek zorunda kalan muhacirlere diledikleri yere yerleşme şansı tanınmamış olsa da bunlar, İmparatorluğun güvenli görülen bölgelerine sevk edilmişlerdi. Harita 1'de işaretlenilen coğrafyalar, 19. yüzyılın sonunda Girit’te meydana gelen Rum ayaklanması sebebiyle memleketlerini terk etmek zorunda kalan Müslüman muhacirlerin, yani Eski Giritlilerin, Osmanlı idaresi tarafından gönderildikleri bölgelerdir. Muhacirlerin büyük çoğunluğu, "serbest iskân" olarak adlandırılan, muhacirlerin gösterilen bölgede kendi imkânlarıyla yerleşmelerini ifade eden iskân tarzı ile yerleştirilmişlerdi. Ancak yine de çeşitli vilayetlere inşa edilen 28 farklı yerleşim birimine "düzenli iskân" ile muhacirler iskân edilmişleridir. Bu 28 birimin 21'i Anadolu'da, (kesin olmamakla birlikte) 2'si Trablusgarp'ta, biri Lübnan'da, biri Suriye'de (Halep ve Şam'da da olma olasılığı güçlü), (biri Rodos, ikisi İstanköy'de olmak üzere) 3'ü Yunanistan'dadır. Çalışmalar derinleştikçe bu sayının artma olasılığı da yüksektir.7



2 Süleyman Beyoğlu, "Girit Göçmenleri (1821-1924)", Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, S. 2, İstanbul 2000, s. 135 (123-138); Kemal H. Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830-1914) - Demografik ve Sosyal Özellikleri, Çev. Bahar Tırnakcı, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2003, s. 157-193; Ayşe Nükhet Adıyeke, “1881 Yılında Girit Vilayetinde Yapılan Nüfus Sayımı ve Tartışmalı Sonuçları”, Fethinden Kaybına Girit, Ed. Ayşe Nükhet Adıyeke-Nuri Adıyeke, Babıali Kültür Yayıncılık, 2006 İstanbul, s. 163-170.
3 Rüştü Çelik, Kandiye Olayları - Girit’in Osmanlı Devleti’nden Kopuşu, Kitap Yayınevi, İstanbul 2012.
4 Kemal Arı, Büyük Mübadele - Türkiye’ye Zorunlu Göç (1923-1925), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2003, s. 91-92.
5 Bu süreçte Girit'i terk ederek bahsedilen yerlere iskan edilen Müslüman muhacirler ve onların günümüzdeki sosyo-ekonomik, siyasal ve demografik özelliklerine dair ayrıntılar için bkz. Tuncay Ercan Sepetcioğlu, "Giritli Müslüman Diasporası ve Bir Etnik Kimlik Meselesi", Osmanlı İdaresinde Girit ve Girit Müslümanları" (Arapça ve Türkçe), Ed. Ali Ibrahim Bekraki, Wassim Ibrahim Bekraki, Ulinnoha Derneği Yayınları, Trablus Lübnan 2014, s. 69-92.
6 BOA. Y.PRK.MYD. 22-55, s. 1 (8 Cemaziyülâhır 1317 Hicrî / 14 Ekim 1899 Miladî); Tuncay Ercan Sepetcioğlu, Girit'ten Anadolu'ya Gelen Göçmen Bir Topluluğun Etnotarihsel Analizi: Davutlar Örneği (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2011, s. 116; Ali Osman Çınar, "Bingazi'de Tarımsal Kalkınma Amaçlı Göçmen İskânı (1851- 1904)", İstanbul Üniversitesi Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, 2004, s.19-52.
7 Günümüzde Yunanistan'da bulunan Selanik ve Kavala limanlarına çıkan Eski Giritliler, buraları yüksek olasılıkla Balkan Savaşları esnasında ya da sonrasında veyahut Mübadele Anlaşması ile terk etmiş olmaları yüksek olasılıktır.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 15:02

BELGE 5.png
BELGE 5.png (618.54 KiB) 515 kere görüntülendi
Harita 1: 19. Yüzyıl Sonu Girit Muhacirlerinin İskân Bölgeleri
"Eski Giritliler", Anadolu'nun daha çok Ege ve Akdeniz kıyı şeridi olmak üzere İzmir'in Eşrefpaşa gibi merkez mahalleleri ile Menemen, Çeşme, Urla, Selçuk ve Tire ilçelerine; Aydın'ın özellikle Kuşadası ve Söke ilçeleri olmak üzere az sayıda merkezine; Manisa'nın merkezine ve Alaşehir ile Turgutlu ilçelerine; Muğla'nın başta Bodrum olmak üzere Milas ilçelerine; Antalya merkezine ve Alanya ilçesine; Adana merkezine, Kozan ve Ceyhan ilçesine; Hatay'ın Dörtyol ve İskenderun ilçelerine; Gaziantep merkezinde kale civarına; Mersin merkeze ve Tarsus, Mut ve Silifke ilçelerine; Afyon, Konya, Ankara, Bolu, Çanakkale, Balıkesir ve Bursa illerine yayılmışlardır. Sayısı net biçimde verilememesine karşın bu göçmen grubun çoğunluğunun serbest iskâna tabi olduğu ve kendi imkânlarıyla evler inşa ettikleri görülmektedir.



BELGE 6.png
BELGE 6.png (269.51 KiB) 515 kere görüntülendi
Harita 2: Girit Muhacirlerinin Anadolu'da Serbest İskân Bölgeleri ve Kurulan Köyler

Harita 2'de ok işaretiyle gösterilen bölgeler, 19. yüzyıl sonu Anadolu'ya gelen Giritli muhacirlerin iskân bölgeleridir. Muhacirlerin Anadolu'da kıyıya çıktıkları ilk liman ya da iskeleler, Girit adasına yakın olan alanlardı. Bu bağlamda İzmir limanı başta olmak üzere Kuşadası, Bodrum, Çeşme, Urla iskeleleri Batı Anadolu'da en çok rağbet gören yörelerdi. Buralardan şimendifer ve karayolu ile daha iç bölgelere, Milas'a, Söke'ye, Selçuk'a, Torbalı'ya, Tire'ye, Menemen'e, Akhisar'a, Turgutlu'ya; hatta Afyon, Konya, Ankara ve Kozan'a dek gönderilmişlerdir. İzmir'den sevk edilen ya da Batı Anadolu limanlarına kabul edilmeyen muhacirler ise Antalya ve Alanya limanlarına çıkmak zorunda kalmışlar, daha doğuda ise Mersin, Silifke, Mut, Tarsus, Yumurtalık ve İskenderun iskelelerini kullanmışlardı. Akdeniz limanlarına çıkan muhacirler, eğer buralarda iskân edilmedilerse Antalya ve Mersin'in iç kısımlarıyla Adana ve Gaziantep'e değin dağıtılmışlardı. Bir kısım muhacir grubu ise Çanakkale ve Balıkesir'e gidebilmiş, küçük bir grup Bursa'ya aktarılmış, hatta İstanbul'a da dağınık vaziyette Giritli muhacir yollanmıştı. İstanbul'a gönderilenlerden bir kısmı ise Bolu'ya sevk edilmişti. Bahsi geçen bu serbest iskânın haricinde Anadolu'da, serbest iskân bölgelerinin yakınlarında olmak üzere -şimdiye dek tespit edildiği üzere- 21 yerleşim birimi inşa edilmişti. Muğla, Manisa, Antep, Bolu, Çanakkale, Balıkesir, Ankara ve İstanbul'da muhacir köyü inşası olmamıştır (olduysa da henüz arşiv malzemelerinde böylesine bir duruma rastlanmamıştır). Gelen göçmen nüfusuna kıyasla yetersiz olan bu köy ve mahallelere yerleşenlerin durumlarına dair Osmanlı arşivinde çok sayıda arzuhal ve raporlar bulunmaktadır.
Harita 2'de nokta işaretiyle gösterilenler, bu 21 köyün bulunduğu mevkilerdir. En çok sayıda muhacirin adaya en yakın konumdaki Aydın Vilayetine ve dönemin cazibe merkezi konumundaki İzmir'e ayak basmayı yeğlemesine karşın, bu bölgede sadece iki köyün (Kuşadası Osmaniye ve Tire Hamidiye) inşa edilmesi şaşırtıcıdır. Aydın Vilayetinin merkezi konumundaki İzmir kentine Giritlilerin kalıcı iskânlarına Osmanlı idaresinin sıcak bakmadığı bilinmektedir.8 Belki de az sayıda köy inşasının ana sebebi de budur. Ayrıca, Afyon'a evler yapıldığı halde göçmenler, Afyon'un iklimini ve bitki örtüsünü üretim modellerine uygun görmedikleri için büyük oranda terk etmişlerdir. Sekiz köy kurulan Konya Vilayeti ise iskân açısından öne çıkmaktadır. Vilayetin Antalya Sancağında Akdeniz ikliminin hâkim olduğu ve çoğunlukla da denize yakın mesafelerde kurulan bu köyler Hamidiye (Osmaniye), Kadiriye, Ahmediye, Mecidiye, Selimiye, İhsaniye, Sultaniye ve Burhaniye olarak adlandırılmışlardır. Aşağıda verilen Tablo 1'de Girit muhacirleri için Anadolu'da inşa edilen köylerin nerelerde kuruldukları ve köy adları verilmektedir:

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:27

Tablo 1: Girit Muhacirleri İçin Anadolu'da Kurulan Köyler
BELGE 7.png
BELGE 7.png (16.85 KiB) 513 kere görüntülendi
8 Bu konuda bkz. Herve Georgelin, Smyrna'nın Sonu - İzmir'de Kozmopolitizmden Milliyetçiliğe, Bir Zamanlar Yayıncılık, İstanbul, 2008; Tuncay Ercan Sepetcioğlu, Girit'ten Anadolu'ya Gelen Göçmen Bir Topluluğun Etnotarihsel Analizi: Davutlar Örneği (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2011.
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:29

BELGE 8.png
BELGE 8.png (14.78 KiB) 513 kere görüntülendi

Adana Vilayetinde Şarkiyye, Şevkiye, İmraniye, İcadiye, Muhacirköy, Hebilli, İhsaniye, Melemez, Şükraniye ve Reşadiye olmak üzere toplam on köyün inşa edildiği gerek Osmanlı vesikalarında gerekse yörede gerçekleştirilen çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Bu bakıma günümüzde Anadolu'daki en kalabalık Eski Giritli yerleşimleri Antalya ile birlikte Adana, Mersin ve Hatay illeridir.
Peki, Adana Vilayeti neden muhacir yerleşkesi için uygun görülmüş, neden Adana ve çevresi göçmen yerleşimi açısından tercih edilmişti? Bunda öncelikli sebep, Çukurova'nın 19. yüzyılda hala tarıma açılmamış, sazlık, bataklık, göçebe aşiretlerin kışladığı bir alan olmasıdır. Bu nedenle Tanzimat döneminden itibaren bir taraftan göçebe Türkmenler zorunlu olarak Çukurova'da iskân edilirken, diğer taraftan da Kafkas ve Balkan muhacirleri iskân edildiği görülmektedir. Girit muhcirleri de aynı düşünce doğrultusunda Adana Vilayeti'ne yerleştirilerek toprakların ziraata açılması, nüfusun arttırılması amaçlanmıştır. İkinci bir etken Adana vilayetine ulaşım imkanının elverişli olmasıdır. Gerek Berlin-Bağdat demir yolu güzergâhında bulunması gerekse Mersin, Karataş ve Payas başta olmak üzere çeşitli iskelelerin varlığı, muhacirlerin bu vilayete nakillerini kolaylaştırmıştı. Vilayetin tercihindeki diğer bir unsur ise Kandiye Olayları öncesinde, Balkanlar, Kafkasya ve Kırım'dan gelen muhacirleri başarılı bir biçimde iskân ettirme becerisini gösteren ve bu konuda tecrübesi olan Vilayet Muhacir Komisyonunun örnek çalışmalarının Osmanlı idaresince takdiridir. İşte tüm bu noktalar, Giritlilerin buraya gönderilip daimi iskânlarının gerçekleştirilmesindeki ana sebeplerdi.

Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Kullanıcı avatarı
eyuphuseyin
Site Admin
Mesajlar: 6457
Kayıt: 05 Haz 2019, 22:41
Konum: İstanbul
Teşekkür etti: 1098 kez
Teşekkür edildi: 27 kez
İletişim:

Re: ÇUKUROVA'DA KAYIP BİR GİRİTLİ MUHACİR KÖYÜ: ŞARKİYYE

Mesaj gönderen eyuphuseyin » 07 Ara 2020, 16:30

Kayıp Köy: Şarkiyye

Anadolu'nun farklı yerlerinde inşa edilen toplam 21 köy içinde, Osmanlı belgelerinde yer alan ancak varlığından şüpheye düşülen iki köy bulunmaktadır: Burhaniye ve Şarkiyye... Başbakanlık Osmanlı Arşivinden elde edilen belgelerde bahsedilen bu köylere, Antalya ve Adana'daki sözlü tarih çalışmalarında ilk aşamada rastlanmamıştı. Ancak buna karşın, 22 Muharrem 1319 Hicrî, 29 Nisan 1317 Rumî ve 12 Mayıs 1901 Miladî tarihli Sadâret Mektûbî Kaleminden9 Dahiliye Nezaretine (İç İşleri Bakanlığına) gönderilen bir yazıda, "8 Nisan 1901 tarihli resmî vesikada, Adana Vilayeti sınırları içindeki Misis Nahiyesine iskân edilen Girit muhacirlerinin yerleşeceği bölgeye Şarkiyye adının verildiği"
belirtilmektedir.10 Keza 18 Safer 1319 Hicrî, 23 Mayıs 1317 Rumî ve 5 Haziran 1901 tarihli, İç İşleri'nden gönderilen bir başka evrakta da bu durum teyit edilmektedir.11 Bu iki önemli belgenin gösterdiği üzere 20.


9 Sadrazamlık makamı tarafından, diğer makamlara ve çeşitli makam sahibi kişilere yazılan resmî mektup, buyruldu ve emirlerin yazıya döküldüğü kalem
10 Bkz. EK 1: BOA. BEO. 1658/124325, 1-1 (22 Muharrem 1319 Hicrî / 12 Mayıs 1901 Miladî)
11 Bkz. EK 2: BOA. DH.MKT. 2494/22 (18 Safer 1319 Hicrî / 05 Haziran 1901 Miladî)
Ma ida thelis na su ğo,oste va zis çe nase
Se hrisoprasina dendra,na thetis na kimase.

Sana ne dememi istersin,yaşayıp var olman için
Altın yeşili ağaçların altında,yatıp uyuman için

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir